İşlenmiş gıdalar / Cavit Işık Yavuz

İşlenmiş gıdalar / Cavit Işık Yavuz
image_pdfimage_print

İşlenmiş gıdalar ya da işlem görmüş gıda denince ne geliyor aklımıza? Çoğunlukla “hazır” yemekler ya da gıdalar mı? Dondurulmuş ya da yarı-pişirilmiş ürünler mi? Sadece bunlara mı “işlenmiş” ya da “işlem görmüş” demeliyiz?

Tahmin edileceği ve bilindiği gibi soruya vereceğimiz yanıt “Hayır, sadece onlar değil” olacak. Konuyla ilgili Birleşik Krallık Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “NHS choices” web sitesi de bu konuya değinen bir sayfa hazırlamış (1). Özetleyelim:

İşlenmiş gıdalar sadece yarı pişirilip dondurulmuş ‘mikrodalga yiyecekleri’ ya da diğer hazır gıdalar değildir.

İster gıda güvenliği isterse de kullanım kolaylığı nedeniyle olsun, “işlenmiş gıda” terimi, bir şekilde doğal yapısından değişimine uğramış herhangi bir gıda için kullanılabilir.

İşlenmiş gıdalar ya da işlem görmüş gıdalar mutlaka sağlıksız olacak diye bir durum söz konusu değildir ancak işlenmiş/işlem görmüş her gıda, ilave tuz, şeker ve yağ içerebilir. 

Evde kendinizin yemek pişirmenizin bir avantajı, yemeğin içine tuz ev şeker miktarları da dâhil neler konduğunu bilmenizdir. Ancak evde pişirilen yemeklerde de zaman zaman işlemiş maddeler kullanılır.

Alış verişle satın aldığınız gıdaların çoğu bir biçimde işlem görmüş olabilir. İşlenmiş gıda türlerine yaygın kullanılan örnekler “kahvaltılık tahıllar, peynir, konserve sebzeler, ekmek, atıştırmalıklar (patates cipsi gibi), et ürünleri (pastırma gibi), hazır yemekler (mikrodalga yemekleri gibi), içecekler (süt ya da alkolsüz içecekler gibi) olarak verilebilir.

Gıda işleme teknikleri arasında dondurma, pişirme, kurutma, konserveleme ve pastörize etme yer almaktadır.

İşlenmiş gıdalara çeşitli amaçlarla katılan tuz ve şeker, kişinin günlük alınması gereken miktarların artışına neden olabilir. Bu gıdalar ayrıca yüksek düzeyde kalori alımına da nende olabilirler.

Bazı çalışmalar fazla miktarda işlenmiş kırmızı et tüketiminin yüksek kanser ve kalp hastalığı sıklığıyla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Ayrıca düzenli olarak günde 90 gramdan fazla (pişmiş ağırlık) kırmızı ve işlenmiş et tüketimi bağırsak kanseriyle ilişkili görülmektedir.

İşlenmiş kırmızı et, etin muhafaza edilmesi amacıyla tütsülenmesi, tuzlanması, koruyucu eklenmesi gibi işlemlerden geçirilmesidir (Örn: salam, sosis, pastırma vb).

Satın aldığınız gıdaların etiketlerindeki besin değerlerini mutlaka okuyun. Bu etiketlerde şu bilgiler yer alır: Enerji (kJ ya da kcal olarak), yağ ve doymuş yağ, karbonhidrat, şekerler, protein ve tuz miktarları. Genellikle 100 gram başına düşen miktarlar verilir, zaman zaman da porsiyon başına miktarlar belirtilir

Bu bilgileri anlaşılır bir şekilde aktaran web sayfası okuyucunun kafasındaki “yağ oranına, şeker ve tuzun hangi oranları yüksek ki” sorusuna da bu konudaki rehberleri öneriyor ve bu rehberlerden değerler veriyor:

Toplam yağ

Yüksek: 100 gramda 175 gramdan fazla yağ

Düşük: 100 gramında 3 gram ya da daha az yağ

Doymuş yağ (satüre yağ)

Yüksek: 100 gramda 5 gramdan fazla doymuş yağ

Düşük: 100 gramda 1,5 gram ya da daha az doymuş yağ

Şeker

Yüksek: 100 gramda 22,5 gramdan daha fazla şeker

Düşük: 100 gramda 5 gram ya da daha az şeker

Tuz

Yüksek:  100 gramda 1,5 gramdan daha fazla tuz (ya da 0,6 gr sodyum)

Düşük: 100 gramda 0,3 gram ya da daha az tuz (ya da 0,1 gram sodyum)

Farklı yönleriyle sağlık ve beslenme açısından önem taşıyan işlenmiş ya da işlem görmüş gıdalar konusunda Birleşik Krallık Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan bu web sayfası konuyla ilgili anlaşılır ve yararlı bilgiler sunuyor.

Enerji, şeker, tuz ve yağ içeriği konunun sadece bir yönü. Diğer yönleri başka yazı konularını oluşturuyor.

 

1.http://www.nhs.uk/Livewell/Goodfood/Pages/what-are-processed-foods.aspx

Bu makale  134  defa okundu.




Yorum yaz


+ 4 = sekiz