Bir Türkiye Klasiği: Devlet Yeniden Yapılandırılırken Hanehalkı Tüketim Harcamasının Durumu / Onur Hamzaoğlu

Bir Türkiye Klasiği: Devlet Yeniden Yapılandırılırken Hanehalkı Tüketim Harcamasının Durumu / Onur Hamzaoğlu
image_pdfimage_print

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), Hanehalkı Tüketim Harcaması, 2015 başlıklı Haber Bülteni’ni 1 Ağustos 2016 tarihinde yayımladı. Bültenin ekinde altı adet tablo ile birlikte, çalışmanın metodolojisinin tarihsel olarak anlatıldığı genel açıklamalar yer alıyor. Paylaşılan verilerin günümüzdeki kaynağı “Hanehalkı Bütçe Anketi”, 2015 yılı boyunca, ülke genelinde kırsal ve kentsel yerleşim yerlerinden örneğe çıkan ve her ay değişen 15 264 hanehalkına uygulanmış. Yıl sonunda anketi geçerli olan 11 491 hanehalkının verileri değerlendirilmiş. Bilindiği gibi yine bu verilerden hazırlanan ve bizim daha fazla yararlandığımız bölgesel sonuçları da genellikle Kasım ayında yayımlanıyor. Söz konusu çalışmanın başlangıcı, kurumun adının İstatistik Umum Müdürlüğü olduğu 1954 yılına dayanıyor. Kurum 1962 yılında Devlet İstatistik Enstitüsü adıyla yeniden yapılanıyor. Bu dönemde bilebildiğimiz herhangi bir şaibeden uzakta önemli çalışmalara imza atıyor. Daha sonra, 2005 yılında 5429 sayılı Yasa ile Türkiye İstatistik Kurumu adını alıp, yeniden yapılanıyor. Enflasyon düzeyinden tutun da yoksulluk sınırı vb. açıklamaları çoğu zaman ilgililerinde şüphe uyandırdı.

Kurumun yeniden yapılanmasının ayrıntısına girmeden de olsa bahsetme gerekçemiz Temmuz 2016 tarihinde bir çırpıda başlatılan devletin yeniden yapılanması. Bu yapılanmanın Türkiye siyasi tarihinde önceden yaşanmış olanlardan en önemli farkı, yasama değil yürütme tarafından, diğer bir ifadeyle TBMM değil Hükümet tarafından gerçekleştiriliyor olması. TBMM’de yasa oluşturma süreçlerinin bir tarafa bırakıldığı, doğrudan Bakanlar Kurulu tarafından belirlenip, uygulamaya giren kanun hükmünde kararnamelerle yapılıyor olması. Bilindiği gibi, 15 Temmuz gecesi göründüğü kadarıyla, bir grup asker tarafından başlatılan, ancak başarılamayan kalkışma hareketinin ardından yaşanmakta olanlar o gece ‘yaşanlardan’ daha fazla etkili olacak. Bir yandan cadı avı sürdürülürken diğer yandan devlet hemen bütün organlarıyla yeniden yapılandırılıyor. Hem de siyasal ve toplumsal herhangi bir uzlaşma aranmadan. Bir tek TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB vb. patronlardan ‘ne oluyor?’ sesi yükselmiyor.

Bu konuda ayrıntıları pylaşmak başka yazıların konusu olduğundan yeniden 2015 yılı hanehalkı harcamalarına dönebiliriz. Harcamalar gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ve tütün, giyim ve ayakkabı, konut ve kira, mobilya, ev aletleri ve bakım hizmetleri, sağlık, ulaştırma, haberleşme, eğlence ve kültür, eğitim hizmetleri, lokanta ve oteller ile çeşitli mal ve hizmetler olmak üzere 12 grupta sunuluyor. Türkiye’de hanehalkları, 2015 yılında yaptıkları her 100TL’lik harcamanın sırasıyla 26TL’sini konut ve kira, 20.2TL’sini gıda ve alkolsüz içecekler, 17TL’sini ulaştırma, 6.4TL’sini lokanta ve oteller için kullanmış. Sağlık, 2TL ile 12. yani son sırada yer alıyor.

TÜİK, harcamaları bir de gelir gruplarına göre paylaşmış. Buna göre nüfusun en yoksul %20’si 100TL’lik harcamanın 32TL’sini konut ve kira, 30.2TL’sini gıda ve alkolsüz içecekler ile 8.2TL’sini ulaştırma için kullanırken, en zengin %20’si 23.3TL’sini konut ve kira, 21TL’sini ulaştırma ve 14.6TL’sıini de gıda ve alkolsüz içecekler için kullanmış. Görünen o ki, yoksulların harcamalarından gıda için ayırdıkları pay, zenginlerin ayırdıklarının iki katını geçiyor. Yoksulların tüketim harcamalarının %62.2’sini gıda ve kira oluşturuken, zenginlerin bu iki alan için yaptıkları harcama toplam tüketim harcamalarının %37.9’unu oluşturuyor.

Diğer yandan bütün hanehalklarının her bir alanda yapmış oldukları her 100TL’lik tüketim  harcamasının, ne kadarının hangi gelir grupları tarafından yapılmış olduğunu gösteren veriler de paylaşılmış. Buna göre, 2015 yılında toplam hanehalklarının gerçekleştirdiği her 100TL’lik tüketim harcamasının 13TL’sini en yoksullar gerçekleştirirken, 38.5’ini de en zenginler gerçekleştirmiş(tüketim harcaması en zengin hanehalkında en yoksul hanehalkından 4.4 kat daha fazla gerçekleşmiş). Eğitim hizmetleri için yapılan 100TL’lik toplam tüketim harcamasının 1.6TL’sini en yoksullar, 68.9TL’sini en zenginler(fark 43.1 kat), ulaştırma için yapılan 100TL’lik toplam harcamanın 4.2TL’sini en yoksullar, 47.5’iniTL’sini en zenginler(fark 11.2kat), gıda için yapılan 100TL’lik toplam harcamanın 13TL’sini en yoksullar, 27.8TL’sini en zenginler(fark 2.1 kat) ve eğlence ile kültür için yapılan 100TL’lik toplam harcamanın 5.3TL’sini en yoksullar, 50.7TL’sini en zenginler gerçekleştirmiş(fark 9.6 kat).

Sonuç olarak, TÜİK’in 2015 verilerine göre ‘düzende’ bir değişiklik görülmüyor. Yoksullar elde avuçtakini boğazları(beslenmeleri) ve barınmaları(konut ve kira) için harcamak zorunda olmaya devam ederken, zenginler keyifleri için harcamaya devam ediyorlar. Durum böyle olunca devletin yeniden kurulmasında seslerini çıkartmayanların gerekçeleri bir defa daha görülmüş oluyor. Tabii ki baktığını görmek isteyen, okuduğunu doğru okumak isteyen için …

Bu makale  160  defa okundu.




Yorum yaz


− 6 = iki